2010 İSTANBUL KÜLTÜR BAŞKENTİ HİZMET ARACI
Marmara Üniversitesi
Nilay Gülfer Köse, Endüstri Ürünleri Tasarımı Bölümü, Bölüm İkincisi
2010 İSTANBUL KÜLTÜR BAŞKENTİ HİZMET ARACI
Özet
İstanbul’a dair her şeyi bulabileceğimiz 101 adet kitabı İstanbul severlere tanıtma amaçlı tasarlanmış hizmet aracı. İstanbul’un sürekli hareket halindeki değişken ama bir o kadar da özgün yapısı göz önünde bulundurarak düşünülen bu hareket halindeki araç, insanların sürekli değişse de kendi değerlerini tanıma ve hatırlamalarına yönelik bir amaç içerisindedir. Avcılar’dan Tuzla’ya uzanan yolculukta her kesime ve her kültüre ne kadar değerli topraklara ve kültüre sahip olduğumuzu hatırlatmak ve onları tanıtmak amaçlı 2010 İstanbul Kültür Başkenti hizmet aracı tasarımıdır.
Proje Açıklaması
2010 İstanbul Kültür Başkenti etkinlikleri adı altında yayınlanmış olan “İstanbul’da ölmeden önce yapılması geren 101 şey” adlı kitabın herkes tarafından edinilmesi taraftarıyım. Ürkütücü bir başlık adı altında toplanmış olsa da bu 101 şey, bir İstanbullu ya da bir İstanbul aşığı için oldukça güzel bir kaynak. Ve bu kaynakta bize okumamız için önerilen 101 adet kitap listesi, İstanbul’a dair her şey.
Unutkan bir milletiz, bırakın tarihimizi yakın geçmişimizde yaşadıklarımızı bile çok kolay unutabiliyoruz. Kitabın içinde yer alan, İstanbul hakkında 101 kitap ise bize uzak tarihimizden, içimizde barındırdığımız birçok kültürü, İstanbul’un bilinmeyen yanlarını anlatıyor. Aydın kesim zaten bu kitapların farkında, peki ya diğer taraf? Taksim, Kadıköy, Fatih, Sultanahmet, Bostancı, Maltepe, Tuzla gibi yerlerde İstanbul’umuzu tanıtmak amacıyla yola çıkan bir hizmet aracı, ister teknolojide ısrarcı olanlar için e-kitap, ister görme engelli vatandaşlar için sesli kitap imkânlarıyla.
Teknolojinin ilerlemesiyle kitap okuma alışkanlığımızı kaybediyoruz. Bunun en büyük kanıtı ise kitap fuarları. Eskiden hınca hınç dolu olan kitap fuarları artık neredeyse bomboş. Üç boyutlu nesnelerle iletişimimiz git gide azalıyor, artık neredeyse her şey dijital ortamda.
Bütün bunlar göz önünde bulundurulduğunda, bir kültür başkenti ancak kitap sevgisini ve değerini paylaşarak pekiştirilebilir. Nasıl ki Türkiye sadece üç gelişmiş şehir olan: İzmir, Ankara ve İstanbul’dan oluşmuyorsa, İstanbul da belli başlı mevkilerden oluşmuyor. Artık insanlar kitaplara, kütüphanelere gitmiyorsa, kitapları insanların ayağına getirirsek belki hatırlanırlar. Bu 101 kitaptan çoğunu, maalesef sahaflarımız azaldığından dolayı, sadece belli başlı büyük kütüphanelerde bulabiliyoruz. Dışarıdaki yaşamın gürültüsünden, stresinde uzakta sadece kitaplarla ve kitap kokusuyla dolu olan bir oda. İnsanların özellikler vakit ayırıp kitap karıştıracak vakitleri olmadığından, bekli de akıllarına gelmediğin onların ayağına kadar gelen hizmet aracında biraz da olsa kitap okumayı hafızalarında canlandırmayı ve İstanbul’u en güzel haliyle ve detayıyla anlatan bu kitapları tanıtmak amacıyla düşünülmüş bir projedir. İstanbul’un sürekli hareket halindeki değişken ama bir o kadar da özgün yapısı göz önünde bulundurarak düşünülen bu hareket halindeki araç, insanların sürekli değişse de kendi değerlerini tanıma ve hatırlamalarına yönelik bir amaç içerisindedir.